Söz verdiğim bir yazı vardı, geç oldu biraz ama sanırım bazı şeylerin tam zamanında olması lazım.
An itibarı ile 7 haftadır Londradayım. Öncelikle belirteyim ki bu yazı Londra'da gezilecek yerler, yenilecek yemekler, ünlü mekanlar vs. hakkında değildir. Bunun gibi yazıları birçok kişi yazmıştır zaten. Bu yazı Londra'ya yerleşmeyi planlayan kişiler için hazırlanmıştır. Yahut benim geçtiğimiz 7 hafta hakkında içimi dökmem de diyebiliriz.
Londra'ya 6 ağustos tarihinde geldim. Eski bir Pegasus Havayolları operasyon memuru olarak defalarca yolladığım uçağa birgün binmek de varmış kısmette. Neyse efendim, Stansted büyük bir havalimanı. İndiğiniz istasyon ile havalimanının ana binası arasında dlr ile seyehat ediyorsunuz. Dlr bildiğiniz metro, yalnız sürücüsü yok. Programlanmış bi şekilde gidiyor. Oha havalimanında tren mi olur demeyin sonra, oluyor. Ben dedim ondan biliyorum. Londraya gideceksiniz uçağınızın iniş saatinden 2 saat sonraya falan easybus isimli site üzerinden bilet almanızı öneririm. Havalimanı çok uzak şehir merkezine. İndiğiniz gibi alırsanız bileti 15 pound civarı bir fiyatı var. Yolculuktan 1-2 hafta önce internet üzerinden alırsanız 5 pounda çözersiniz işi. Tabi söylediğim Stn için geçerli.
Neyse, ben bileti direk Liverpool street'te inmek üzere almıştım. Kuzenim karşıladı beni orada. Havalimanında ve bu otobüslerde ücretsiz internet var. Haberleşmeniz gereken birisi varsa yardımcı olacaktır. Liverpool street en merkezi yerlerden birisi Londra'da. Mala bağladım geldiğim gibi. Beton yığını görmek hayal kırklığı yarattı biraz. Kuzenle pub'a oturup ilk biramı içtim. Maç çıkışıydı, ortam inanılmazdı.
Geldiğimde geçici olarak bi hostele yerleştim. Rezil bir tecrübeydi. Hostele haftalık 109 sterlin ödedim. Ufak bir odada üç kişi kaldık. Sağımda bir italyan solumda başka bir italyan eleman vardı. Birisinin muhabbeti sağlamdı, baya konuştuk. Sonra kuzenlerin kaldığı eve taşındım.
Kalacağınız yer konusunda önceden planlama yapın. İlk defa Londra'ya geliyorsanız ve iş bulana kadar idare etmeniz gerekiyorsa yanınıza alabildiğiniz kadar para alın.
Londra'da iki şeye çok para harcayacaksınız. Birincisi konaklama. Oda kiraları kaç kişi kaldığınız, evin niteliği ve en önemlisi şehir merkezine uzaklığına göre değişiyor. Şehir merkezinde oda tutmayı unutun önce. Dördüncü bölgede olursanız şanslısınız. Merkeze 1 saat ile 1 saat 30 dakika arasında bir zaman diliminde ulaşırsınız.
Londra'da ulaşım için bizdeki akbil benzeri bir kart kullanılıyor. Oyster bu kartın ismi. Bu karta para yüklüyorsunuz yahut haftalık-aylık yükleme yapıyorsunuz. Mesela ben 33 pounda 1. ve 2. bölge tren hattı, bunun yanında da sınırsız otobüs hakkı veren bir yükleme yapıyorum. Evim 4. bölgede. 2. bölgenin son istasyonuna kadar tube kullanıyorum. Tube çok duyacağınız bir tabir. Yeraltı metro hattına Tube deniliyor. Bundan önce de Dlr'ı söylemiştim. Bunlar dışında Overground var. Tube gibi ama yerüstünden gidiyor. En son da national rail var. Aklınızda olsun national rail sizin haftalık yahut aylık biletinizi kapsamaz. Para düşer, sonra şaşırmayın. Kartınız eksiye düşerse sıfıra çıkarmadan yeni yüklemenizi kabul etmiyor. Karta yeni haftalık abonelik yaptırmışsanız ve kartınız basmıyorsa hemen bakiye kontrolü yapın. Bir de kartın seri numarasının fotoğrafını çekin alır almaz. Farzı misal kayboldu kart ve siz aylık abonelik yaptırmıştınız. Yeniden kartı çıkarttırma şansınız var. Boru değil yüz küsur pound kaçabilir, dikkatli olmak lazım.
Konut demiştik. Kaldığınız yer, odada kaç kişi kaldığınız ve evin durumu etki ediyor demiştik. Ödeyeceğiniz minimum para ortalama 80 pound haftalık. Maksimum için bi sınır belirleyemiyorum maalesef. Minimum değerlerden gitsek bile ayda 240 pound barınma, 130 pound civarı da ulaşım ücretiniz olacak. Bundandır yanınıza alabildiğiniz kadar para alın demem. Ben 1150 sterlin ile gelmiştim. Kaldığınız yer sizden depozit de isteyecek, peşin birkaç haftalık kira da isteyecek. Hazırlıklı olun.
Gelelim en önemli mevzuya, iş.
Yazıyı okuyanlar arasında Avrupa Birliği üyesi bir ülkeye vatandaşlığı olan varsa bi şekilde piyango çıkmış gibi düşünsün kendini. Yapmanız gereken ilk şey(oyster almak ve ev bulmaktan sonra) national insurance number için rendevu almak olsun. Çok geçmeden ortalama 1-2 hafta sonrasına size randevu verecekler. Pasaportunuz vs yanınızda olsun. Sizi bi job center'a yönlendirecekler. Oraya randevu saatinde gidin, sakin olun. Dil konusunda asla kasmayın. Oraya ingilizce bilmeyen, yanında arkadaşı ile gidip görüşme sonrası ninu(national insurance number) alan insanlar gördü bu gözler. Neden orada olduğunuzu, daha önce ne işler yaptığınızı falan soracaklar. Görüşme 5 dakika falan sürüyor. Tabi bu Eu vatandaşı olduğunuz için. Ankara anlaşması ile gelen arkadaşım geçen görüşmeye gitti, 30 dakika sürmüş, saçma sapan bir sürü sorular varmış. Neyse, kızın ninu'ı geldi geçenlerde. Mutlu sonla bitti yani. İlk yapmanız gerekeni yaptınız mı? İkinci gerekli şey banka hesabı açtırmak. Ninu'ınız gelince gidin bankalara deneyin şansınızı. Ben Natwest'e gitmiştim, hemen açtılar.
İş konusuna gelince, diliniz varsa şayet girin iş arama sitelerine neyi görürseniz başvuru yapın. Ben geldiğim hafta görüşmeye gittim, sonraki hafta işe başladım. Şuan Marble Arch'ta Amba Hotel isimli bir otelde oda servisinde çalışıyorum. Yalnız iş seçme şansınız yok. Neden yok? Çünkü ödemeniz gereken faturalarınız var. Devamlı bir para girişi lazım. Bu sebepten bir Türkün yanında çalışmanız icap ederse de çalışın. İngiltere'de asgari ücret 7,5 pound/saatlik. Ama Türkün yanına giderseniz pek gönüllü olmayacaktır 7,5 pound vermeye. Ninu'ınız varsa mecbur resmi olarak asgari ücretten çalıştıracak. Ama yoksa saatlik 6 pounda kölelik yaptırır. Çalışacaksınız, mecbur. Bundan kurtulacağınız zaman da gelecek. Dişinizi sıkın, iş öğrenin, dilinizi geliştirin bu sıraca.
Gelelim sadece Türk vatandaşlığı varsa durumu. Arkadaşlar Ankara Anlaşması diye bi şey var biliyorsunuz. Ve İngiltere harici bu anlaşmayı sallayan yok. Bu konuda cidden büyük saygı duyuyorum İngiltereye. Gerçekten sözünün eri adamlar. Bir de bize muhtaçlar aslında. Sadece biz değil, ucuz iş gücüne muhtaçlar. Göçmenlerin İngiliz ekonomisine muazzam katkısı var. İngilizler zaten ayak işleri yapmaya pek istekli bir ulus değil. Ülkede genelde elit işleri İngilizler yapıyor, diğer işleri de bizler yapıyoruz. Londraya gelince pek şaşırmayın diye söyleyeyim, İngilizden çok diğer milliyetten insanlar görmeye hazır olun.
Ankara anlaşması demiştik, tam prosedürlerini bilmemekle birlikte İngiltere'de iş kurarmanıza ve vize almanıza izin veren bir anlaşma. Şimdi çok teferruatlı, meşakkatli gelecektir size. Öyle gerçekten. Ama güzel noktası işe yarıyor. Şuan kaldığım evde 6 kişi yaşıyoruz. Birisi ben, diğeri kuzenim. Bizim Bulgaristan vatandaşlığı var. Diğer dört arkadaş Ankara anlaşması ile burada. 22 yaşında bir çift var yanımızda. 1.5 senedir buradalar. İlk çok zorluk çekmişler ama şuan durumları çok iyi. Paranızı tutmayı bilirseniz ne yemenizden eksik kalırsınız ne giyiminizden ne teknolojiden ne eğlenceden. Yeter ki fuzuli masraf yapmayın. Gıda alışverişi hiç sorun yaratmayacak size. Hem ucuz hem de Türk ürünlerine ulaşmak çok sorun değil.
Son olarak Londra nasıl bir şehir?
İlk geldiğimde aklımdaki en bariz kelime "overrated" idi. Çünkü dünyadaki sağlam şehirleri sayarken hep ilk sıralarda sayarlardı Londra'yı. Hatta Ny ile kıyaslanan en bariz şehirdir Londra. Ulan Ny ne Londra ne derdim hep. Demeyin arkadaşlar, bi Oxford Street'te yürümeye bakar. Bi night buss ile eve dönerken ışıl ışıl parıldayan London Eye manzarasına bakar. Bi Greenwich Park'tan Canary Warf'ın tüm heybeti ile karşınızda yükselmesini gördüğünüz o ana bakar. Bi British Pub'da maç izlemenize bakar. Londra mükemmel bir şehir. Havası rezalet, evet. Asla güvenemezsiniz, evet. Ama gerçekten ruhu olan bir şehir. Tarihi doku ile modern doku inanılmaz harmanlanmış.
Peki neden Londra? Neden diğer Uk şehirleri değil? Manchester beş para etmez bence. Liverpool muazzam. Ama olayın koptuğu nokta iş imkanları arkadaşlar. Londra manyak imkanlara sahip bir yer. Gençken yaşanacak en güzel yer, yaşlanınca daha sakin bir yerde yaşanılabilir, evet. Ama Londradaki iş imkanlarını başka yerde bulmak çok zor. Geldiğim hafta işe başladım yahu. Şimdi işten ayrılsam 1 hafta geçmez işe başlarım yine.
Siz de yaşadığınız ülkeye ait hissetmiyorsanız kendinizi, en azından gelecekte pişman olmamak adına ne imkan varsa deneyin. Gerçekten deneyin. Kaybedecek bir şeyiniz yok. Olmazsa dönersiniz. Biraz paranız gider belki ama Londra'da bir süre yaşamak deneyimine feda edilir.
Sorusu olanlar çekinmesin. Elimden gelen yardımı yaparım. He bu arada, Londra'da olan da ses etsin. Bi bira içeriz.
Ekşi de ABD lotery green card falan sörf ederken tr den s...olup gitmek başlığından direk bu bloga geçiş yapıp Ne var Ne yok okudum.Hızlıca okudum herşeyi.Öncelikle teşekkürler.Şimdi benim ilgilendiğim kısıma gelelim.Tr de yaşiyorum 2 yıldır da green card başvurusu yapıyorum çaresizce :) Yaşım 31 yakın yaşlardayız sanırsam.Sadece tr vatandaşiyım lise mezunuyum 10 yıldır security olarak aktif çalışıyorum İngilizce tr için normal yurtdışı için pek de iyi sayılmaz.İngilterede bir tanıdığım Yok.Bekarım.Şuan sıksam 6000 dolar da para çıkar üstümden o kadar.Bu kısa grizgahdan sonra Londra ve Ankara ant.hakkında bana Ne önerebilirsin yada şöyle sorayım Ne yapmam gerekiyor İngiltere için bir ışık varmı ? Şimdiden teşekkürler
YanıtlaSilMerhaba dostum. Ankara anlaşmasının dalavereleri var. Herkes buraya öyle geliyor zaten. Çünkü kimseden öyle büyük paralar çıkıp da İngiltere'de iş kurabilecek durum yok. Dalaveresi dediğim de kağıt üstünde işler kuruyorlar. Sonra Türklerin yanında gayri resmi olarak çalışıyorlar. Çalışma izinleri 2 sene sonra mı 3 sene sonra mı ne çıkıyor. Sonrasında da resmi işlere giriyorlar. İngiltere en iyi ihtimalin senin. 6000 dolar 4500 pound civarı bir şey yapıyor. Bu para sana uzunca süre yeter. Geldiğin gibi iş aramaya başlarsın ama. Sonrasında da kenara para koyarsın, ikiye üçe katlarsın paranı. Hem dil de öğrenirsin. Çalışma izni alırsın en sonunda da vatandaşlık alırsın. Eğer böyle bir planın varsa biran önce araştırmaya başla. Arkadaşların Ankara anlaşmasında evrak işlerini yapan bi avukatları var sanırım. Eğer lazımsa telefonunu alıp veririm sana. Ama çok geç kalma derim. Sen de benim gibi geç girişmişsin bu işe, daha da geç kalma.
SilMerhaba,
YanıtlaSilAnkara Antlaşması ile geleceğiz Londra'ya eşimle. Onun işi bilişim. Dili var bi derece fakat bende dil yok, gazetecilik mezunuyum adaptasyon sağlamak için mümkün olduğunca hızlı iş bulmalıyım. Türklerden uzak, dil problemi yaşamayacağım ne tür işler bulabilirim ve iş arama süreci hangi kanallarla yürütülüyor bilgilendirirseniz sevinirim. Bir de göçmen adaptasyonu adına devletin yürüttüğü programlar var mı (gönüllülük hizmetleri, meslek edindirme ve dil kursları vs). Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim. Sürecinizde iyi şanslar.
Merhaba,
Silİlk olarak kendi mesleğinizi yapmanız pek olası değil, çünkü çalışma izniniz olmadan burada olacaksınız. İş kurup kurduğunuz iş üzerinden çalışma hakkı verecek çünkü devlet size. Burada çocuk bakıcılığı şirketi kuran, temizlik şirketi kuran, beyaz eşya tamiratı şirketi kuran arkadaşlar var. Hepsi de restoranlarda çalışıyorlar. Çalışma izinleri çıkmadı çünkü henüz. Ama yakında rahat edecekler.
Şöyle bir şey var ama, çalışma izniniz olsa bile sizi neden alsınlar işe? Süper İngilizce bilen, İngiltere'de sizinle aynı mesleki eğitimi almış kişiler varken neden siz? Cevabı yok inan. Yalnız burada yaşadıkça çevre yapacak ve daha iyi işler bulacaksınız. Şanslıysanız kendi mesleğinizi bile yapabilirsiniz. Ama sıfırdan hayata başlayıp her işi her şartlarda yapabilmeyi göze alabilmeniz lazım. Çok radikal bir karar olacak bu alacağınız ama ilk yıllardaki zorlukları atlayınca gerçekten mutlu bir hayatınız olacaktır.
Adaptasyon konusunda da bilgi vereyim azıcık. Hiçbir sorun yaşamayacaksınızdır bu konuda. Türklerden uzak bir yer yok maalesef, ben bulamadım. Ama az Türk iyi oluyor. O az olanların büyük çoğunluğu da sizi kazıklamaya çalışacak. Zaten çalışma izni alana kadar mecbur Türklerin yanında birkaç yıl çalışacaksınız. Bedava kurs bulamazsınız İngiltere'de çünkü adamların en büyük ihracat kalemi dilleri zaten.
Dilerim hak ettiğiniz hayata kavuşursunuz. Yakın zamanda karar verip eyleme geçirmenizi tavsiye ederim. Ne kadar erken başlarsanız o kadar çok yol alırsınız.
Eksik ifade ettim sanırım. Anlaşma eşim üzerine olacak ve bir şirket kuracak. Ben çalışma bakımından serbest olacağım. Başvurumuzu 11 hafta önce yaptık bu hafta sonuç bekliyoruz. Olumlu olacağını umuyoruz. Cevabınız ve iyi dilekleriniz için teşekkür ederiz.
SilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilŞevket maalesef öyle bir hakkın olduğunu sanmıyor dostum. Annem yahut baban Bulgaristan vatandaşı olsa direk sana iyi haberi vermek isterdim ama şu durumda pek olası görünmüyor Bulgaristan vatandaşlığı. Orası doğumlu kuzenimin doğum evrakı kaybolmuştu o beli deli gibi uğraştı. Eskiden çok kastırmazdı ama Eu sonrası işler değişti.
Silİzmirde bilmiyorumda edirne ve istanbulda var sevket konsolosluk ve bg vatandasligini gecmek icin evlilik yoluyla yada bg yatirim yapman gerekiyo 3 yillik oturum veriyo biraz isin zor benim fikri kanaatim
YanıtlaSilMerhaba,
YanıtlaSilAnnem üniversite mezunu Bulgaristan Vatandaşı. Şu ara çalışmak ve temelli yerleşmek üzere Londra'ya gitmeyi planlıyor. Yaşını da belirtmem gerekirse 45 yaşında. Şayet her şey yolunda giderse ben de okuluma orada devam edeceğim. İngiltere'de birkaç tanıdığımız var hepsiyle iletişime geçtik. Dediğiniz gibi kalk gel kolay iş bulursun diyen de var gelme diyen de. Gelme diyenlerin gerekçesi Brexitten sonra İngiltere'de yaşayan AB vatandaşlarının belirsizlik durumu. Tüm prosedürler ağırlaştırılıyor 2019 yılında bu insanlarla ilgili kesin karar verilecek ama ne olacağı belli olmaz sınırdışı durumları olabilir onu da göze alarak gel dediler. Açıkçası bu durum bizi biraz düşündürdü değer mi değmez mi noktasında. Bu yüzden yeni gitmiş olmanız sebebi ile size soruyorum bu durumla ilgili duyumlarınız var mı? Paylaşırsanız çok sevinirim.
Merhaba,
SilEn detaylı cevabı sana yazacağım sanırım. Geçenlerde durakta oturuyordum, bir kağıt vardı yapıştırılmış. Üzerinde "Brexit is not done deal. No Brexit!" yazıyordu. İngiltere'de Brexit karşıtı çok fazla. Kuzey İrlanda Birleşik Krallık'tan ayrılma konusunda çok sağlam tehditler savuruyor. Bu olursa İskoçya da durmaz. Birleşik krallık parçalanır yani. Hala net bir karar alınmış değil referandumdan evet çıksa bile.
Şayet ki ayrılma gerçekleşti diyelim. Birincisi İngiltere en çok Ekonomik birlikten rahatsızlık duyuyordu. İngiltere'ye gelsen şayet özellikle Londra'da İngiliz kadar yabancı var. İngilizler biraz tembel, ondan daha çok da gururlu. Canları kıymetli. Hizmet sektöründe çoğunlukla yabancılar çalışıyor. İngiltere bu işgücüne en açık tabirle muhtaç. İkincisi annen gelse ve Brexit gerçekleşse bile annenin kazanacağı bi hak olacak burada. Kimse annene git diyemez kolay kolay. Annenin gelmesini tavsiye ederim. Gelmese bile senin İngiltere'de eğitim almanı şiddetle tavsiye ederim. Yalnız annen burada ne işinde çalışır bilemiyorum. İş bulur ama ne işi olur? Restoranda çalışabilir, otelde çalışabilir(housekeeping olabilir) Tanıdıklarınızdan yardım istersiniz iş konusunda. Ama kesinlikle denemeniz gereken bir tecrübe. Sizin yerinizde olup direk çalışma izni ile İngiltere'ye gelmek isteyen onlarca insan var. Hatta yüzlerce, binlerce. Ailen ile konuş, en kötü sen gel burada eğitim al. Kimsenin dediklerine de inanma kolay kolay. Bir sürü insan tanıyorum yurt dışında yaşadıkları ülkeye giydiren, söven ama Türkiye'ye gelmeyi götü yemeyen. Burada en çok insanı cezbeden özgürlük hissiyatı. Ben Türkiye'de 10 senedir böyle özgür hissetmedim kendimi.
Merhaba Deniz :) Yazdıklarını büyük bir mutlulukla okudum, benimle aynı düşünen birini bulmak harika :)
YanıtlaSilBulgaristan vatandaşıyım, şuan Brighton'da dil okulundayım. Açıkçası buraya gelmeden önce İngiltere'yi sadece yorumlarda okumuştum. İster istemez bir öngörüm oluşmuştu. Burada 4.haftam ve İngiltere gerçekten inanılmaz bir ülke, Londra muhteşem bir şehir. Hayatımda ilk defa bir ülkeden, bir şehirden ayrılmamak için ağlıyorum, deli gibi üzülüyorum. Eğer tereddüt edenler varsa hiç düşünmesinler, burası başka bir gezegen...
Buradan ayrılmak istemiyorum fakat nasıl iş bulabileceğim konusunda da bir fikrim yok. 23 yaşındayım ve tarih öğretmeniyim, ingilizcem de seviye olarak söylersem pre-intermediate, basit şekilde konuşabiliyorum. Muhtemelen burada kalırsam kendi mesleğimi yapamayacağım, o yüzden diğer iş kollarına yönelebilirim. Bana önerebileceğin bir yöntem ve bir iş kolu var mı? Burada tanıdık kimsem olmadığı için dil okulunun bitiminde kalamayacağım Türkiye'ye gidip tekrar buraya dönmeyi planlıyorum, tabi iş bulabilirsem :)
Merhaba,
SilÇok kişiyiz aslında bu şekilde düşünen. Ama bir kısmı fikrini söyleyemezken bir kısmı da pek yüksek olmayan bir sesle söylüyor. Bunlar dışında bir topluluk var ki onlar kaçma imkanına sahip olamayanlar.
Hoşgeldin ilk olarak. İş konusunda sana tavsiyem turizm alanına yönel. Mesela ben otelde çalışıyorum şuan. İngilizce konusunda biraz daha ilerleme kaydet, olmadı cv yolla bana ben de otele vereyim. İlk aşamada sana yetecek parayı kazanacağın bir iş bulman lazım. Sonrasında daha mutlu olacağın işlere bakarsın. Bulgaristan vatandaşlığı çok kıymetli. Yaşın tam da yeni hayata başlanacak yaş. Ve en önemlisi de buradasın. Dil okulu bitmeden arayışlara başla derim. Ve imkanın varsa Türklerden uzak dur. Çok çalışır asla hak ettiğini kazanamazsın.
Merhaba Deniz.Öncelikle seni çok takdir ediyorum,karaarlarında dolayı ve başarılarının devamını diliyorum.Ülkemize bakış açısı olarak mantığımız aynı.Bende bulgaristan göçmeniyim.Uludağ üniversitesinde Makina mühendisliği 1.sınıfım,ingilizcem hiç fena sayılmaz.Sana sorum belki bilmeyebilirsin tabii,mühendislerin çalışma şartları nasıl bi bilgin varsa ve beni bilgilendirirsen çok mutlu olurum :)
YanıtlaSilİyi günler deniz bende seninle aynı düşüncelere sahip birisiyim 29 yaşındayım bursa'da yaşıyorum çifte vatandaşım Tr'yi anlatmama gerek yok biliyorsun.Oraya gelsem iş konusunda yardımcı olurmusun bir hafta içinde gelebilirim.
YanıtlaSilGelişmeleri yazsan dostum, durumlar hayat iyidir sanıyorum
YanıtlaSil